Portal is alive and well!
15 Aralık 2007 – 11:12Portal terimi internetin kitleselliği dönemde ortaya çıktı. Temel amacı internete bağlananların “giriş kapısı” olmak ve kullanıcının temel ve çeşitli ihtiyaçlarını tek bir şemsiye altında sağlayabilmekti.
1. Nesil Portallar
90′ların sonunda yoğunlaşıp 2000 ortalarına kadar süren dönem kullanıcıların internetle flört ettikleri dönem diye de tanımlanabilir, dolayısıyla tüm internet gibi portallar da deneye yanıla ilerlediler. Bu dönemde interneti internet yapan, temel iletişim (email, sohbet, forum) ve eğlence (oyun gibi) servisleriydi. 2001 yılına kadar global ve yerel anlamda güçlü birçok portal çıktı ortaya: Excite, Lycos, Yahoo, Terra. Bunun yansıması Türkiye’de de Superonline, Ixir, pek kısa ömürlü Turkport, Turk.Net, Mynet, Ekolay gibi portal kavramı etrafında kullanıcının gündelik tüm internet ihtiyaçlarını sarmayı amaçlayan adresler ortaya çıktı. Türkiye’deki 2001 krizi dünyadaki internet kriziyle birleştiğinde bu isimlerin çoğu ya kapandı ya da uykuya geçti.
1. nesil portallar o günün ihtiyaçları ve teknik kapasiteleriyle sınırlıydı. Dial-up’ın başat olduğu bir dönemde mümkün olduğunca hafif servisler sunulması gerekiyordu. Internet kullanıcısının ise tecrübesiz ve daha az talepkar olduğu bu dönemde portallar “Her şeyden biraz!” şiarı ile inşa edildiler. Biraz haber, biraz sinema, biraz o, biraz bu. Zamanla ayakta kalabilen portalların en güçlü tarafları “biraz” sundukları içerik değil, iletişim ve eğlence servisleri oldu.
Broadband’in yaygınlaşması ve internet dünyasının çeşitlenmesiyle birlikte tek bir konuda derinleşen “tematik” siteler dönemi başladı. Mesela video uzmanı olarak YouTube, foto paylaşma uzmanı olarak Flickr, haber uzmanı olarak geleneksel haber dünyasından gelen başarılı siteler kullanıcının alternatifini genişlettiler.
Bu noktada daha uzmanlaşmış olan kullanıcılar şu lafı etmeye başladılar: “Her şeyden birazcık sunan bir yer yerine, o konuda derinleşmiş sitelere giderim.” Portalların kriz yaşamaya başladığı noktaların birincisiydi bu.
İkinci nokta 1. Nesil portalların identity management (kimlik yönetimi) kavramlarının registration (üyelik) sistemine dayanmasıydı. Arka tarafta kullanıcının bilgileri vardı ama diğer kullanıcılarla paylaşılmayan site ile üye arasında gizli bir bilgiydi bu. Oysa yeni dönem internetinin kimlik yönetimi profil sistemine dayanıyordu. Her noktada insanları birbiriyle tanışmaya ve iletişime geçmeye iten profil ilk olarak arkadaşlık servislerinde keşfedilmiş ondan sonra yaygınlaşmıştı. Yani kullanıcı “özel” alandan “kamusal” alana çıkmıştı.
Portallar profil sistemine hızlı bir şekilde uyum sağlayamadılar çünkü devasa üyelik yapılarını profil sistemine geçirmek hiç de kolay değildi. Bu sırada yeniyetme siteler füze gibi yükselmeye başladı.
2. Nesil Portallar
Elbette hiçbir portal savaşı bu kadar kolay kaybetmeye niyetli değildi. Bütün portallar bir yandan profil sistemini adım adım inşa etmeye başlarken, diğer yandan yükselen yeni değerleri arka arka bünyelerine katmaya, kendi üyelik sistemleriyle bu sitelerin profil sistemlerini entegre etmeye başladılar. Bugün Yahoo, Mynet gibi portallar eski ile yeni iki sisteminin birarada yürüdüğü bir geçiş dönemini yaşıyorlar. Bu geçişi başarılı tamamlayabilen ayakta kalacak.
Diğer yandan 2. Neslin içine doğmuş Myspace örneği var önümüzde. Myspace 2. nesil portalın canlı, kanlı bir örneğidir. Günümüz internet kitlesinin tüm dinamiklerini içinde barındırıyor çünkü zaten yeni olduğu için bu kavramların üzerine inşa edilmiş durumda.
Tabula Rasa
2. nesil portal deyince bir başka portal çeşidini de es geçmemek lazım: Beyaz Sayfa Portalları (Tabula Rasa portalları da diyebiliriz). iGoogle, Live, NetVibes bu türün örnekleri. Kullanıcıya internet denizindeki ilgi alanlarına göre dataları tek bir sayfa üzerinde toplayarak kendi kişisel portalını oluşturmaya imkan veriyor. Bu arada bir parantez açıp Google meselesini de netleştirmek lazım. Kim ne derse desin Google da artık bir portaldır. Portalın temel tanımı, kullanıcının gün içindeki internet ihtiyaçlarını tek bir şemsiye altında sağlamak ise email’den, habere, dosya programlarından blog’a ve video ve foto paylaşım sitesine kadar sayısız hizmeti sunan Google çoktan portallaşmıştır.
Beyaz sayfa portalları da önümüzdeki yıllarda kendilerine pompalanan değil, kendi seçtikleriyle internette dolaşmak isteyen kitlelerin popüler tercihi olabilir. Beyaz sayfa portalları etraftaki tüm siteler için “gadget” kavramını da kritik hale getiriyor. Internette bulunabilme git gide zorlaşırken, verdiğin içeriği ya da servisi farklı mecralarda ulaşılabilir kıldığın ölçüde güçleneceksin. Köşede dükkan açıp müşterinin kapıdan içeri girmesini bekleme dönemi geçti yani.